Hukuki check-up (bazı kaynaklarda "hukuk check-up" veya "hukuki sağlık taraması" olarak da geçer), bir şirketin faaliyetlerinin yürürlükteki mevzuata uygunluğunu ve mevcut hukuki risklerini düzenli aralıklarla gözden geçirdiği önleyici bir inceleme sürecidir. Amaç, bir uyuşmazlık, denetim ya da yatırım görüşmesi sırasında aniden ortaya çıkabilecek sorunları önceden görünür hale getirmektir.
Kavram sık sık "due diligence" ile karıştırılır, ama ikisi farklı amaçlara hizmet eder. Due diligence genellikle bir yatırım, birleşme veya devralma öncesinde, tek seferlik ve dışarıdan yapılan kapsamlı bir hukuki inceleme sürecidir. Hukuki check-up ise şirketin kendi inisiyatifiyle, düzenli aralıklarla (çoğunlukla yıllık) tekrarladığı, önleyici nitelikte bir öz-değerlendirmedir — bir doktora gitmeden önce yapılan genel sağlık taramasına benzer.
Çoğu hukuki risk aniden ortaya çıkmaz; sessizce birikir. Güncellenmemiş bir imza sirküleri, süresi geçmiş bir sözleşme maddesi veya eksik bir KVKK kaydı aylarca hiçbir soruna yol açmadan durabilir — ama bir banka kredisi başvurusunda, bir yatırımcı görüşmesinde veya bir denetimde aniden karşınıza çıkar. Yıllık bir check-up alışkanlığı, bu birikimi küçük ve yönetilebilir adımlarla düzenli olarak temizlemenizi sağlar; sorun büyüyüp maliyetli hale gelmeden önce fark etmenizi mümkün kılar.
Kapsamlı bir hukuki check-up, şirketin tek bir hukuk alanıyla sınırlı kalmaz; faaliyetin her aşamasını kesen sekiz temel alanı birlikte değerlendirir:
Her alanın kendi kontrol listesi aşağıda, ayrı birer rehberde detaylandırılmıştır:
Çoğu şirket için yıllık bir check-up, mevzuattaki ve şirket yapısındaki değişiklikleri yakalamak için yeterlidir. Ancak bazı olaylar beklenen döngünün dışında ek bir kontrolü gerektirir: ortaklık yapısında bir değişiklik, yeni bir yatırım turu, önemli bir sözleşme imzalanması, hızlı bir çalışan artışı veya sektörünüze özgü mevzuatta bir güncelleme. Bu tür bir olaydan sonra ilgili alanı tekrar gözden geçirmek, bir sonraki yıllık check-up'ı beklemekten daha güvenlidir.
Geleneksel olarak bu süreç bir avukat veya hukuk bürosu tarafından, şirketin belgelerini tek tek inceleyerek yürütülür — kapsamlı ama zaman alan ve maliyetli bir süreçtir. Son yıllarda, şirketlerin bu ön taramayı kendi başlarına yapıp hangi alanlarda bir avukata danışmaları gerektiğini önceden görebilmelerini sağlayan yapılandırılmış anket ve yapay zeka destekli analiz araçları da yaygınlaşıyor. Bu araçlar bir avukatın yerini almaz; amaçları, o görüşmeye nereye bakmanız gerektiğini zaten bilerek, daha hazırlıklı gitmenizi sağlamaktır.
Hukuki check-up, bir şirketin faaliyetlerinin yürürlükteki mevzuata uygunluğunu ve mevcut hukuki risklerini düzenli aralıklarla (genellikle yıllık) gözden geçirdiği önleyici bir inceleme sürecidir. Amaç, bir uyuşmazlık, denetim veya yatırım görüşmesi sırasında aniden ortaya çıkabilecek sorunları önceden görünür hale getirmektir.
Due diligence, bir yatırım, birleşme veya devralma öncesinde dışarıdan yapılan tek seferlik kapsamlı bir incelemedir. Hukuki check-up ise şirketin kendi inisiyatifiyle düzenli aralıklarla tekrarladığı önleyici bir öz-değerlendirmedir.
Çoğu şirket için yıllık bir check-up yeterlidir. Ortaklık yapısında değişiklik, yeni bir yatırım turu, önemli bir sözleşme veya hızlı çalışan artışı gibi olaylardan sonra ek bir kontrol de önerilir.
Geleneksel olarak bir avukat veya hukuk bürosu belgeleri tek tek inceleyerek yürütür. Son yıllarda, şirketlerin bu ön taramayı kendi başlarına yapıp hangi alanlarda bir avukata danışmaları gerektiğini önceden görebilmelerini sağlayan yapılandırılmış anket ve yapay zeka destekli analiz araçları da yaygınlaşıyor.
Hukuk Check-up, yukarıdaki sekiz alanı kapsayan yapılandırılmış bir anket ve yapay zeka destekli analizle şirketinizin hukuki risk haritasını birkaç dakika içinde çıkarır; sonucu somut bulgular ve önerilerden oluşan bir raporla size sunar. Piyasada benzer kapsamlı bir inceleme onbinlerce TL'ye mal olabiliyor — ilk 50 şirkete ücretsiz.