Rehber

Fikri Mülkiyet Risklerinizi Nasıl Taramalısınız?

Çoğu şirket fikri mülkiyeti "bir gün hallederiz" listesine yazar — ta ki bir yatırımcı due diligence sırasında soru sorana, bir rakip benzer bir isimle piyasaya çıkana veya işten ayrılan bir yazılımcı "o kod bana ait" deyinceye kadar. Oysa marka, patent, telif ve know-how koruması; şirket kurulurken değil, genellikle büyüme, yatırım alma veya ortaklık görüşmeleri sırasında aniden gündeme gelir ve o noktada geriye dönüp düzeltmek, baştan doğru yapmaktan çok daha zor olur.

Bu riskin fark edilmemesinin nedeni basit: fikri mülkiyet, günlük operasyonun görünür bir parçası değildir. Kimse "bu ay marka tescilimiz eksik kaldı" diye bir fatura görmez; sorun ancak bir anlaşmazlık, bir denetim ya da bir satış süreci sırasında yüzeye çıkar. Aşağıdaki 8 madde, şirketinizin fikri mülkiyet açısından nerede durduğunu kabaca görmeniz için hazırlanmış bir kontrol listesi olup hukuki bir değerlendirme değil, nereye bakmanız gerektiğini gösteren bir başlangıç noktasıdır.

1. Şirket adınız ve logonuz gerçekten tescilli mi, yoksa sadece "kullanıyor" musunuz?

Bir ismi veya logoyu yıllarca kullanmak, onun üzerinde otomatik olarak marka hakkı sahibi olduğunuz anlamına gelmez. Ticaret siciline kayıtlı ticaret unvanı ile Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde tescilli marka ayrı şeylerdir; biri sizi diğerinden korumaz. Şirketinizin adını, logosunu ve varsa slogan/ürün isimlerini TÜRKPATENT'te tescilli marka olarak kontrol edin. Eğer tescil yoksa, bir başkası aynı isimle başvurup sizi kullanım dışına itebilir ve yılların çabası boşa gidebilir.

2. Yazılımınızı veya içeriğinizi kim yazdı ve o kişi haklarını size devretti mi?

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu çerçevesinde, bir çalışanın iş ilişkisi kapsamında ürettiği yazılım veya içerik üzerindeki mali hakları kullanma yetkisi, aksi sözleşmede belirtilmedikçe genel olarak işverene aittir. Ancak bu kural bağımsız çalışan serbest yazılımcı, ajans veya freelancer için işlemez ve onlarla yazılı ve hakları tek tek sayan bir devir sözleşmesi yoksa, kod veya tasarım hukuken sizin değil, onların üzerinde kalabilir. Şirketinizde çalışan dışında üretim yapan (stajyer, danışman, dış kaynak ekip, eski ortak) kim varsa, o ilişkinin yazılı bir IP devir maddesi içerip içermediğini kontrol edin.

3. Patentlenebilir bir buluşunuz veya özgün bir tasarımınız var mı, koruma altına alındı mı?

Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında, teknik bir buluş patent veya faydalı model ile; bir ürünün görünümü (şekil, çizgi, renk, doku) ise tasarım tescili ile korunabilir ve bu ikisi birbirinin yerine geçmez. Ürününüzde teknik bir yenilik, özgün bir arayüz/ürün görünümü veya algoritmik bir yaklaşım varsa, bunun tescil kapsamına girip girmediğini ve TÜRKPATENT'e başvuru yapılıp yapılmadığını gözden geçirin. Tescil yoksa, aynı buluşu başka biri sizden önce tescil ettirebilir.

4. Alan adınız ve sosyal medya hesaplarınız şirket adına mı kayıtlı?

Bu, çoğu şirketin hiç düşünmediği ama en kolay çözülebilecek risklerden biridir: şirketin alan adı veya Instagram/LinkedIn hesabı kurucu ortağın kişisel e-postasıyla, eski bir çalışanın adına veya bir dış ajansın hesabıyla kayıtlı olabilir. Bu durumda o kişi ayrıldığında ya da ajansla ilişki bozulduğunda, dijital kimliğinizin kontrolünü kaybedebilirsiniz. Alan adı kayıt bilgilerini (WHOIS) ve sosyal medya hesap sahipliklerini şirket e-postası ve yetkili kişiler üzerinden doğrulayın.

5. Kullandığınız isim veya logo başka birinin tescilli hakkını ihlal ediyor olabilir mi?

Marka sahibi olmak kadar, başkasının markasına çarpmamak da önemli. Tescilli bir markanın izinsiz kullanımı veya onunla karıştırılabilecek derecede benzer bir işaretin kullanımı tecavüz sayılabilir. Yeni bir ürün, hizmet veya alt marka ismi belirlerken bu ismi TÜRKPATENT'in kamuya açık marka sorgulama sisteminde aratmadan kullanıma geçmek, yıllar sonra bir ihtarname almanıza yol açabilir. Mevcut marka ve ürün isimlerinizin herhangi birinin bu şekilde doğrulanıp doğrulanmadığını kontrol edin.

6. Çalışanlarınız ve iş ortaklarınızla gizlilik (NDA) sözleşmesi imzalıyor musunuz?

Know-how yani tescile konu olmayan ama şirkete rekabet avantajı sağlayan formül, süreç, müşteri listesi veya iş metodu gibi bilgiler ancak gizli tutulduğu ve gizliliği korumak için önlem alındığı sürece hukuken "ticari sır" sayılır. Bu bilgilere erişen çalışan, yüklenici, yatırımcı veya potansiyel ortaklarla standart bir gizlilik (NDA) sözleşmesi imzalanmıyorsa, bu bilgiler sızdığında elinizdeki hukuki dayanak ciddi şekilde zayıflar. Şirketinizde kritik bilgiye erişen her dış taraf için NDA'nın rutin bir adım olup olmadığını gözden geçirin.

7. Yazılımınızda kullandığınız açık kaynak bileşenlerin lisans koşullarını biliyor musunuz?

Açık kaynak kullanmak ücretsiz olabilir ama koşulsuz değildir. Bazı lisanslar (örneğin GPL ailesi) ürününüzü değiştirip dağıttığınızda kaynak kodu açıklama yükümlülüğü getirirken, MIT veya Apache gibi lisanslarda bile telif bildirimi ve lisans metninin korunması gerekir. Ürününüzün bağımlılıklarında hangi lisansların kullanıldığını bilmeden ticari bir SaaS satıyorsanız, bunu fark etmeden ihlal etmiş olabilirsiniz. Teknik ekibinizin kullandığı kütüphanelerin lisans envanterini çıkarıp çıkarmadığını sorun.

8. Yurt dışına açılma planınız varsa, mevcut tescilleriniz sınırları aşıyor mu?

Marka ve patent hakları ülke sınırlıdır, Türkiye'de tescilli bir markanız, başka bir ülkede otomatik olarak korunmaz. Türkiye, Madrid Protokolü'ne taraf olduğundan TÜRKPATENT üzerinden protokole taraf ülkelere tek başvuruyla uzanmak mümkün, ancak bu süreç yalnızca Türkiye'de geçerli bir başvurunuz veya tescilinizi varsa işler. Yurt dışı satış, yatırım veya pazarlama planınız varsa, hedef pazarlarda markanızın ve varsa ürün tasarımınızın korunup korunmadığını kontrol edin.

Bu 8 Maddeyi Tek Tek Kontrol Etmek Yerine

Hukuk Check-up, yukarıdaki gibi 8 hukuki alanı kapsayan kısa bir anketle şirketinizin fikri mülkiyet durumunu — ve diğer 7 risk alanını — tek seferde tarayıp bunu okunabilir, önceliklendirilmiş bir rapora dönüştürüyor.