Rehber

Şirketinizin Hukuki Geçmişini Biliyor musunuz?

Birçok şirkette hukuki uyuşmazlıklarla ilgili bilgi, farklı kişilerin e-postalarında, farklı avukatların dosyalarında ve farklı departmanların hafızasında dağınık halde durur. Muhasebe icra dosyasını bilir, İK iş hukuku uyuşmazlıklarını bilir, satış ekibi müşteri şikayetlerini bilir ama kimse bu parçaları birleştirip "şirketimizin hukuki sicili nasıl görünüyor?" sorusunu sormaz.

Bu durum küçük ve orta ölçekli şirketlerde özellikle yaygındır çünkü uyuşmazlıklar genelde tek tek, kendi bağlamında ele alınır ve kapanınca unutulur. Oysa bir şirketin geçmiş ve devam eden uyuşmazlıkları, tekrar eden riskleri, zayıf sözleşme kalıplarını ve kurumsal itibar açıklarını gösteren değerli bir bilgi kümesidir. Aşağıdaki 9 madde, şirketinizin uyuşmazlık geçmişini gözden geçirirken sorabileceğiniz pratik bir kontrol listesidir.

1. Şirketinizin aktif davaları tek bir yerde kayıtlı mı?

Devam eden davalarınızın listesi bir Excel dosyasında mı, yoksa her davayı takip eden avukatın kendi dosyasında mı duruyor? Çoğu şirkette bu liste merkezi değildir ve yöneticiler "şu anda kaç davamız var" sorusuna net cevap veremez. Bir yatırım görüşmesi, kredi başvurusu veya ortaklık müzakeresi sırasında bu sorunun aniden gelmesi, hazırlıksız yakalanmak demektir.

2. Geçmiş uyuşmazlıklarınızda arabuluculuk veya tahkim yolu denendi mi?

İş hukukundan kaynaklanan işçi-işveren alacak, tazminat ve işe iade talepleri için dava açmadan önce arabulucuya başvurmak, İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca bir dava şartıdır; yani mahkemeye gitmeden önce bu adımın atılmış olması gerekir. Benzer şekilde, konusu belirli bir para alacağı veya tazminat olan ticari uyuşmazlıklarda da Türk Ticaret Kanunu kapsamında arabuluculuğa başvuru zorunludur. Şirketinizin geçmişte kaç kez bu yola başvurduğunu, sonuçlarının ne olduğunu ve hangi konularda tekrar ettiğini bilmek, aynı anlaşmazlıkların tekrarlanıp tekrarlanmadığını görmenizi sağlar.

3. Şirket üzerinde icra takibi kaydı var mı?

İcra takibi bir suç değildir ve adli sicile işlemez, ama bankacılık ve ticari ilişkiler açısından ciddi bir etkisi vardır. Kredi Kayıt Bürosu'na yansıyan icra kayıtları, şirketin kredi başvurularını, kefalet imkanlarını ve bazı durumlarda ihalelere katılımını zorlaştırabilir. Geçmişte kapanmış takiplerin de bir süre sistemde görünür kalabileceğini bilerek, şirketinizin güncel KKB/Findeks raporunu düzenli kontrol etmek faydalı bir alışkanlıktır.

4. Şirketinize kesilen idari para cezaları bir yerde listeli mi?

Vergi, çalışma mevzuatı, rekabet, tüketici ya da sektörel düzenlemelerden kaynaklanan idari para cezaları genelde ilgili departmanda kalır ve şirket genelinde görünür olmaz. Aynı türde cezanın tekrar etmesi, aslında bir süreç veya uyum açığının işaret fişeğidir. Cezaların türünü, tarihini ve tekrar sıklığını bir arada görebilmek, kök nedeni fark etmenizi sağlar.

5. Müşterilerinizden tüketici hakem heyetine başvuru geldi mi?

Tüketici işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda tüketiciler, mahkemeye gitmeden önce Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kurulan tüketici hakem heyetlerine başvurabilir; bu başvurular il veya ilçe düzeyinde değerlendirilir ve karara bağlanır. Kararın ardından ilgili tüketici mahkemesine itiraz hakkı da vardır. Şirketinize kaç hakem heyeti başvurusu geldiğini ve bunların hangi ürün/hizmet kalemlerinde yoğunlaştığını bilmek, tekrarlayan müşteri şikayetlerinin kaynağını görmenize yardımcı olur.

6. Şirketiniz vergi incelemesi geçirdi mi, geçiriyor mu?

Vergi incelemesi, beyan edilen matrah ve vergilerin doğruluğunun vergi müfettişleri tarafından defter, belge ve kayıtlar üzerinden kontrol edilmesi sürecidir ve Vergi Usul Kanunu'na dayanır. Bir incelemenin ne zaman başladığı, hangi dönemleri kapsadığı ve hangi konularda eleştiri aldığı, şirketin mali disiplini açısından önemli bir referanstır. Geçmiş incelemelerde tekrar eden bulgular varsa, bu muhasebe veya belgeleme pratiklerinde sistemik bir sorun olabileceğinin işaretidir.

7. Rakiplerinizle haksız rekabet iddiası yaşadınız mı?

Türk Ticaret Kanunu, rakipler arasındaki veya tedarikçi-müşteri ilişkilerini etkileyen aldatıcı ya da dürüstlük kuralına aykırı davranışları haksız rekabet olarak düzenler; kötüleme, yanıltıcı reklam veya başkasının itibarından yararlanma gibi davranışlar bu kapsamda değerlendirilebilir. Bu tür bir iddiayla taraf olarak (davacı veya davalı) karşılaşmış olmak, pazarlama ve satış pratiklerinizin gözden geçirilmesi gereken noktalarını gösterebilir. Geçmişte yaşanan bu tür uyuşmazlıkları kayıt altında tutmak, benzer durumların tekrarını önlemeye yardımcı olur.

8. Sigorta şirketinizle tazminat uyuşmazlığı yaşadınız mı?

Sigorta sözleşmelerinden doğan tazminat taleplerinin sigorta şirketi tarafından reddedilmesi veya süresinde yanıtlanmaması halinde, uyuşmazlık Sigorta Tahkim Komisyonu'na taşınabilir. Şirketinizin hangi poliçelerde, hangi gerekçelerle tazminat uyuşmazlığı yaşadığını bilmek, hem sigorta kapsamınızın yeterliliğini hem de olay anındaki belgeleme pratiğinizi değerlendirmenize yardımcı olur.

9. Ortaklar arasında yazılı olmayan bir anlaşmazlık var mı?

Ortaklar arası uyuşmazlıklar genelde resmi bir dava veya başvuruya dönüşmeden, şirket içinde "çözülmüş" gibi görünen ama aslında askıda kalan konular olarak varlığını sürdürür. Kâr payı dağıtımı, yönetim yetkisi veya şirket stratejisi konusunda geçmişte yaşanan anlaşmazlıkların yazılı bir kaydı olmaması, aynı konunun ileride daha büyük bir hukuki ihtilafa dönüşme riskini artırır. Bu tür konuların en azından ne zaman, hangi konuda ve nasıl sonuçlandığı not edilmiş olmalıdır.

Bu 9 Maddeyi Tek Tek Kontrol Etmek Yerine

Hukuk Check-up, bu 9 maddeyi de kapsayan "Uyuşmazlık Geçmişi" alanı dahil olmak üzere toplam 8 hukuki alanda şirketinizin doldurduğu bir anketle risk taraması yapar ve AI destekli, okunması kolay bir raporla size sunar. Dağınık bilgileri tek tek toplamak yerine, 15-20 dakikalık bir anketle şirketinizin hukuki risk haritasını net bir şekilde görebilirsiniz.